Amerika, Kanada ve Meksika’nın ortaklaşa düzenlediği, 48 takımın katıldığı, 6 yeni kuralın hakemler tarafından ilk defa uygulandığı, 16 farklı şehirde oynanan, 38 gün süren turnuva İspanya’nın şampiyonluğu ile sonuçlandı. 6.810.966 taraftarın izlediği, 104 maçta, 308 gol kaydedildi…
– Gol krallığı ödülünü 10 golle Fransa’dan Mbappe…
-En iyi oyuncu ödülünü İspanya’dan Rodri…
-En iyi genç oyuncu ödülünü İspanya’dan Cubarsi…
-Altın eldiven ödülünü İspanyol kaleci Simon…
-En centilmen takım ödülünü Hollanda kazandı…
Turnuva ne getirdi, ne götürdü?
Tek cümle ile…Fizik gücünü, hızlı oyunu getirdi, futbolun estetiğini götürdü…
Bütün takımlarda sahaya sürülmüş 11 gladyatör gördüm. O sıcakta oynanan maçlarda çok koşan, pres yapan, hocasının oyun disiplininden taviz vemeyen oyuncu topluluğu…
Gol atmaktan çok, gol yememeyi kurgulayan oyun planları…Sıkı savunma yapıp, hızlı geçiş oyunuyla (Kontratak) sonuca gitmek isteyen takımlar…Bloklar arası mesafenin neredeyse hiç kalmadığı defansif planlar…Topu kaptırdığında, taktik faulün ön plana çıktığı savunma tedbirleri…Çok hızlı ve tempolu oyun…
Futbolun estetiğini götürdü sıkı savunma projeleri. Artık 10 numara kavramında ki (Alex- Sergen- Hagi) tarzında ki oyunculara yer yok. Messi bu türün son örneği. Günümüz futbolunda top sana gelmeden atacağın yeri kararlaştırıp tek pas yaparsan, ayakta kalabiliyorsun. Artık ayakta top tutma, çalım atma, dripling yapma devri bitti dolayısıyla futbolun göze hoş gelen estetiği kayboldu. Peki golü nasıl bulacaksın? 3. bölgede mutlaka golcün (Mbappe- Messi- Kane- Haaland- Ronaldo) gibi iş bitirici forvetin olacak ki saydıklarımın hepsi Dünya kupasında iş başındaydı…
Turnuvanın en güzel maçı…
Bana gore 3. lük- 4. lük mücadelesi veren Fransa- İngiltere arasındaki maç. Sadece 10 gol olduğu için demiyorum. İddiadan uzaklaşan iki takımın, gol attırmamaktan çok, gol atmanın öne çıktığı karşılaşma. Savunma tedbirlerini yerini, ofansif aksiyonlara bıraktığı karşılaşma. Orta sahaların hızlı geçildiği müsabaka. Top bir o kalede, bir bu kalede…Futbolun meyvesi gol değil mi? Seyircinin istediği de bu değil mi? Stresten arınmış, üzerindeki baskıyı atmış olmaktı, oyunu güzelleştiren…Şimdi sorarım size? Eğer Fransa – İngiltere karşılaşması final maçı olsaydı, takımlar böyle oynarlar mıydı? Defansif tedbirleri bir kenara bırakıp, ofansif futbolu bu kadar benimseyebilirler miydi? Zannetmiyorum…O halde futbolu yönetenlerinde üzerinde durmaları gereken konu bu…Futbolun estetiğini kazandırmak çabalar…


Yüreğir Belediyesi’nden 2 Bin 500 Çocuğa Yaz Tatili Hediyesi
Yüreğir Belediyesi Yaz Spor Okulları Coşkuyla Başladı
Adana Demirspor’un Efsanesi Sahalardan Denizlere!
Orzax Halka Arz Oluyor
Minik Öykü 4. Yaşını Muhteşem Bir Partiyle Kutladı
Sutopu Kadın Milli Takımı Adana’da kamp yapacak
Arat Ailesinin Acı Günü