33. Adana Altın Koza Film Festivali’nin basın toplantısı Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonunda gerçekleştirildi. Toplantıya Adana Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Güngör Geçer’in yanı sıra, Festival Yürütme Kurulu Üyeleri ve Festival Danışmanları; Menderes Samancılar, Nebil Özgentürk, İsmail Timuçin, Esin Küçüktepepınar, Mahmut Göğebakan, Hüseyin Orhan katıldı.
Öncelikle şunu söylemeliyim ki 33. Adana Altın Koza Film Festivali’nin Afişini anlamlı buldum. Afişte çevre temizliğine dikkat çekiliyor.
Basın toplantısında konuşmacıların konuşmalarından sonra film gösterimleri yer aldı. Belgeseller, uzun ve kısa metrajlı filmleri izledik. Hatta üniversite öğrencilerinin çektiği kısa metrajlı filmler ile belgeselleri izledik. Öğrencilerin çekmiş olduğu kısa filmleri izlerken beni bir heyecan bastı.
Heyecanımın sebebi de şudur:
Adana Seyhan ÇEP Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinin çektiği ve ‘Ahilikten İlhamla Sürdürülebilir Yarınlar’ Kısa Film Yarışması’nda Türkiye birincisi olan ve ABD’den ödül ile dönen ‘Emanet’ adlı kısa filmi izleyeceğimi ummuştum. Ne yazık ki umduğumu bulamadım.
“Emanet” adlı kısa film radyo televizyon öğretmeni Ömürzat Toparlak’ın rehberliğinde ve okul müdürü Saffet Alptekin’in destekleriyle çekilirken Zafer Özgentürk de atölye eğitmenliği yaptı. Seyhan Belediyesi Tiyatrosu oyuncularından Veysel Sadak ve Neslihan Sönmez’in başrolde yer aldığı filmi 11’nci sınıf öğrencileri Sümeyra Togalan ve Hilal Naz Boran yönetti.
Gençlerin emekleriyle hazırlanan ve ABD’de düzenlenen Humanity Rising Film Festivali’nde mansiyon ödülüne layık görülen “Emanet” filmini Seyhan ÇEP Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Salonunda mayıs ayında izlemiştim. Toplam 9 dakika süren “Emanet” filminin konusu beni ziyadesiyle mutlu ederken aynı zamanda düşüncelere sevk etti.
Atölye Eğitmeni Zafer Özgentürk de atölye çalışmalarında teknik bilginin yanı sıra sanatın duygusal yönünü de işlemeye özen gösterdiklerini belirterek “Emanet” filmi ile ilgili düşüncelerini şöyle paylaştı:
“Bir film, bir yolculuk, bir “Emanet” …
Seyhan ÇEP Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri ile emeğe yabancılaşan genç kuşak ile geçmiş deneyimler taşıyan kuşak arasında bağ kuran, film atölyesi kapsamında hayata geçirdiği “Emanet”, geçmişten bugüne taşınan değerlerin, anıların ve sorumlulukların izini sürüyor.
Kapitalizm, insanın gerçek ihtiyaçlarından çok, sistemin sürekliliği için gerekli olan ihtiyaçları üretir. Bu süreçte insan, kendi emeğinin yarattığı ürünlere, doğaya ve giderek kendisine yabancılaşır. Emek, yaşamı kuran yaratıcı bir faaliyet olmaktan çıkarak satın alınan ve satılan bir metaya dönüşür. Doğa ise birlikte var olunan bir yaşam alanı değil, sınırsızca tüketilecek bir kaynak olarak görülür.
Sonuçta insan, kendi elleriyle ürettiği dünyanın efendisi değil, onun kurallarına tabi bir nesne haline gelir. Tüketim kültürü bireye sürekli yeni arzular dayatırken, insanın doğayla, toplumla ve kendi özüyle kurduğu bağlar zayıflar. Yabancılaşma yalnızca ekonomik değil; aynı zamanda kültürel, toplumsal ve ruhsal bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.
Genç sinemacıların emeğiyle ortaya çıkan bu özel yapımın fragmanını beğeninize sunuyorum.
Emanet
Her emanet, bir hikâye taşır.
Bir kuşağın diğerine bıraktığı izlerin hikâyesi…”
Böylesine anlamlı, emek verilmiş “Emanet” filminin neden Adana Altın Koza Film Festivali’nde öğrenci filmleri yarışmasında yer almadı merak ettim ve Seyhan ÇEP Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi film radyo televizyon öğretmeni Ömürzat Toparlak’ı arayarak “Emanet” filminin neden Altın Koza Film Festivali’nde yer almadığını sordum ve ilginç bir cevap aldım.
Ömürzat hoca “Emanet” filminin Adana Altın Koza Film Festivali’nde yer almasını çok istediklerini ifade ederek, “Filmde emeği olan öğrencilerimiz 18 yaşın altında olduğu için ne yazık ki Altın Koza Film Festivali’ne katılamıyor” cevabını verdi. Bence 18 yaşın altındaki öğrencilerin eserlerinin yarışmaya katılmaması çok saçma bir uygulamadır. Madem yarışmaya alamıyorsunuz o zaman o çocukların çektiği 9 dakikalık “Emanet” Filmini Altın Koza Film Festivali kapsamında gösterime alsaydınız.
Bence “Emanet” filmi hem yarışmaya katılmaya, hem de izlemeye değer bir filmdir. Bence kaybedilmiş bir şey yok. “Emanet” filmi gösterimlere alınabilir.
Eğer bu filmde emeği geçen öğrencilere böyle bir jest yapılırsa ileriki yıllarda Türk sinemasına büyük katkıları olacaktır diye düşünüyorum.
Yazımın başında 33. Adana Altın Koza Film Festivali güzel bir afiş tasarlanmış.
Afişte ülkemizin ve kentimizin çevre temizliğine dikkat çekilmiş. Toplantıda çok sorular soruldu. Bir arkadaşımız afişteki çevre temizliğine dikkat çekilirken Adana’nın çöp sorununu dile getirdi. Ben de Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer’e hitaben şu soruyu yönelttim.
- Adana Altın Koza Film Festivali’nin afişinde çevre temizliğine yer verilmesi çok anlamlı olmuş. Ancak, Adana’nın birçok yerinde görüyorum ki molozlar eskimiş ev eşyaları atılıyor. Hatta kıymetli sanatçımız Menderes ağabey (Menderes Samancılar) ile aynı mahallede Sinanpaşa-Yavuzlar Mahallelerinde özellikle Kaburgacı Yaşar’ın işyerinin karşısında boş alana devamlı çöp ve moloz ile eski ev eşyaları atılıyor. Siz Adana Büyükşehir Belediyesi olarak çevreyi kirletenlere cezai yaptırım uyguluyor musunuz?
Güngör Geçer de bu tür çevre kirliliğinden dolayı sıkıntılı olduklarını yazabilecekleri cezanın 2 bin TL olduğunu ancak Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’nün cezasının daha ağır olduğunu belirterek, “Birlikte çalışarak Adana’yı daha temiz hale getirebiliriz” cevabını verdi. Geçer, Adana’nın çöp sorununa karşı ilçe belediyeleri ile birlikte hareket ettiklerini de sözlerine eklerken, Adana’yı daha temiz yapmak için basından da destek istedi.
Evet 33. Adana Altın Koza Film Festivali kentimize ve Türk Sinemasına hayırlı olsun.



Cop31 Gençlik İklim Ideathonu Adana’da!
34 Amatör Takım Liglere Katılmama Kararı Aldı
Adana Yelken İhtisas ve Su Sporları Kulübü’nün Büyük Başarısı
Adana Adaletgücü Adanaspor’a Şans Vermedi
Sergen Şimşir “Yolun sonu şampiyonluk”
Adana Adaletgücü Deplasmanda 90+5’te Mağlup Oldu
Arif Tunç’un Mutlu Günü