Bir Küçük İyilik

Yaşlı adam torunu ile kulübesinin önünde
oturmuş, az ötede birbiriyle boğuşup duran iki köpeği izlemektedir.Köpeklerden
biri beyaz bir diğeri siyahtır. On iki yaşındaki çocuk kendini bildi bileli o köpekler
dedesinin kulübesinin önünde boğuşup durmaktadır.Dede’sinin sürekli gözünün önünde
tuttuğu yanından ayırmadığı bu iki iri köpeğin; birinin renginin siyah diğerinin
neden beyaz olduğu ve dükkanı korumak için aslında bir köpeğin yeterli olduğu,
neden 2 köpeği de dedesinin yıllardır gözünün önünden ayırmadığını artık
anlamak ister ve dedesine sorar. Yaşlı adam bilgece bir gülümseme ile cevap
verir; 

 
“Onlar benim için iki simgedir evlat “.

‘Neyin simgesi’ diye sorar çocuk.

  “İyilik
ve kötülüğün simgesi evlat .Aynen şu gördüğün köpekler gibi iyilik ve kötülük sürekli
içimizde mücadele eder durur. Onları seyrettikçe ben hep bunu düşünürüm.Onun için
yanımda tutarım onları “.

 
Çocuk, sözün burasında mücadele varsa kazananı da olmalı diye düşünür ve
her çocuğa has bitmeyen sorulara bir yenisini ekleyerek;

 
‘Peki, sence hangisi kazanır bu mücadeleyi’?

 
Bilge adam torununa derin bir gülümsemeyle baktıktan sonra şu cevabı
verir :

   
“Hangisi mi evlat ? Ben hangisini daha iyi beslersem o !

      
İyilik ve kötülük üzerine böyle daha nice güzel öyküler var.Onlardan
beni ençok etkileyen ve anlamı büyük bir tanesi ile başlamak istedim bu haftaki
yazıma.Çünkü; girişten de anlayacağınız üzere bu hafta  spordan,girişimcilikten,ekonomiden yada
herhangi bir güncel konudan bahsetmeyeceğim. Bu saydığım her alana ciddi etkisi
olan,farkında olsak da olmasak da hayatımızdaki 
güzel şeyleri başlatan ve gerek iş yaşamımızda gerek sosyal yaşantımızda
gerekse bireysel gelişimimizde büyük katkıları olan, insan’a yakışan en güzel
hareket olan  ;  “İyilik “ üzerine olmasını istedim  bu haftaki buluşmamızın…

       
Sözde hepimiz iyi insanız yada olmaya çalışıyoruz,hikayede olduğu gibi sürekli
mücadele halindeyiz,iyi olmak,iyi olmaya çalışmak,küçük bir olumsuzluk veya diğerlerinden
gördüğümüz bir kötü davranış,kötü bir söz hatta kötü bir gülüş karşısında ,şahsımıza
yapılan haksızlıklar derken arada nefis denen o şeytana yenik düşüyor,  kötülük yapmasak da geçiriveriyoruz aklımızdan
kimizaman.İşte en kritik nokta. Orada durmalı, derin bir nefes alarak; hayatın
kargaşası,maruz kaldığımız haksızlıklar beynimizi kemiren o düşünceler, düşünceler
esnasında…Ve işte tam da orada durmalı.

      
Düşünmeli… En son ; trafikte bir çocuktan mendil satın aldığın gün,arabanın
camını silmesine müsade ettiğinde alacağı 50 kuruş için yüzünde kocaman içten
bir gülümseme beliren o çocuğun gözüne baktığın ve içinin sıcacık olduğu o an,
soğukta, yağmurda muhtaç olan bir hayvana sıcak bir ortam sağladığında, bir yaşlıya
bankada,sokakta herhangibir yerde ufacık bir yardım ettiğinde,yada ağlayan bir çocuğu
güldürebildiğinde,öfkeli bir müşteriyi sakinleştirerek onu güler yüz ve
memnuniyet ile uğurlayabildiğinde,senden yardım istemeden dostuna yada arkadaşına
sana ihtiyacı olduğunu hissederek yardım eli uzattığında,hangi işi yaparsan yap
hak yemeden,helaliyle yaptığında,insanları çıkarsız,koşulsuz ve beklentisiz saf
sevgi ile sevdiğinde,ahlaklı,terbiyeli ve duyarlı bireyler yetiştirdiğinde,
dinimizde de büyük bir yeri ve önemi olan özellikle son yıllarda hepimizin
unuttuğu ve malesef önemsemediği bir güleryüz ile karşındakine Allah’ın selamını
verdiğinde.İşte tam da o gün ve sonrasında, 
başına iyi şeyler gelmedi mi ? Bir düşün.!

     
İyi olmak en kolayı ve bize geri dönüşü pozitif olan,insan olduğumuzu
hatırlatan,insana yakışan en güzel hareketken,neden kötü olmak..? Neden kötülük
yapmakta ve her yapılanın ardında bir kötülük aramaktayız ısrarla. Dilimize
pelesenk olmuş hep o klişe laflar;  “Ah
nerede o eski iyi insanlar,nerde o güvenli ortam, güvenilir insanlar  “ !!!

     
Dünya değişiyor evet, hızına yetişemediğimiz bir teknoloji çağından
,hatta yeni ekonomik düzenler ve sistemlerin ,bitcoin,yapay zeka gibi kavramların
konuşulduğu, gündemi hızlı ve yoğun,zamanın bize yetmediği yada bizim zamana
yetişemediğimiz günlerden geçiyoruz, evet.Herşey bu kadar başdöndürücü hızla değişir
ve gelişirken, değişen iyilik olamaz.İyilik,hiçbir zaman yenik düşürmez,eksik
,mutsuz ve yetersiz hissettirmez,iyilik ; insanı çoğaltır , insandan insana sıçrar
,nüfuz ettiği her ruha huzur verir ve bir su dalgası gibi yayılır. Ne yani; O
iyi insanlar eskiden vardı ve nesli tükendi öyle mi..? Her insan iyiydi özünde;
insanoğlu ya nefsine yenildi zamanla ve kötü oldu adı, ya nesline olamadı iyi örnek  gelmedi iyiliklerin devamı. İçinde neyi
beslersen o büyür taşar senden dışarı…

    
Öyküde de anlattığı gibi; İçimizde besleyip büyüttüğümüz;  iyilik olsun dilerim, artsın,çoğalsın,yayılsın.Sabah
işe,okula her nereye gidiyorsan karşılaştığın ilk insana güleryüz ile selam
vermek olsun gününün ilk iyiliği, sonra bak arkası nasıl geliyor tüm  güzelliklerin.Çünkü; bir güzel hareket, bir
küçük  iyilik ile başlar herşey…

NURCİHAN İNANIR

Nurcihan İnanır
Nurcihan İnanırnurcihan@gmail.com

YORUM ALANI

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.