Albay ‘Yönetimden tek kuruş almadım « Adana'nın İlk İnternet Spor Sitesi

SON DAKİKA
AdanasporAkhisar BelediyesporAlanyasporAntalyasporBeşiktaşBursasporÇaykur RizesporFenerbahçeGalatasarayGaziantepsporGençlerbirliğiİstanbul BaşakşehirKardemir KarabüksporKasımpaşaKayserisporKonyasporOsmanlı SporTrabzonspor

Albay ‘Yönetimden tek kuruş almadım

Bu haber 22 Mayıs 2014 - 9:03 'de eklendi ve 492 views kez görüntülendi.

Adana Demirspor Teknik Direktörü Günaydın Adana Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Süleyman Canbolat’ı ziyaret etti. Ziyarette Teknik Direktör Albay Canbolat’a konuştu

‘ “Kariyer diyorlar… Altı takımı şampiyon yapan birisiyim… Bundan büyük kariyer mi olur?” diyen Ercan Albay ile bugüne dek konuşulmayanları konuştuk. Demirspor’u herkesin “küme düşer” dediği bir ortamda aldınız ve ligde bıraktınız. Bu konuda neler söyleyeceksiniz? – Aslında Selahattin Aydoğdu’nun ilk gelişiyle beraber başlayacaktık, ama sonradan gösterdikleri birkaç sebepten dolayı işimiz olmadı… Tabi ki bu konu beni çok fazlasıyla üzdü… Devamlı kendi yanında yer aldığım bir insanın son anda yapılan değerlendirme doğrultusunda o gelişle beraber göreve başlayamadık. Ancak devam eden konumlara baktığımızda Demirspor takımının gidişatı fevkalade kötü gitmiştir. 6 maç kaybetmiş bir takım vardı. Tabi ki bu maçlar kaybedilirken birinci yarı Demirspor’un önde olması ve daha sonra kaybetmesi dolayısıyla da Adana’da çok fazla bir hüzün yaratmıştı. Sonuç olarak Demirspor’un gidişatı geriye doğru gitmiştir. İşte bu dönemde hocanın bırakılması dolayısıyla başkan tarafından gelmem için bir teklif sunuldu. Ben bu teklifi o an i tibariyle düşünmediğimi ama işin içerisinde Demirspor olması dolayısıyla “bana birkaç gün fırsat tanıyın bir değerlendirme yapayım” dedim. Burada düşüncem şuydu: Demirspor’un gidişatı fevkalade kötüydü. Tepetaklak diye bir deyim kullandım. Bu gidişatın durması çok zor. İster istemez üç defa şampiyon yaptığım bir takımın düşmesini içime sindiremezdim… Görevi bu yüzden kabul ettim. – Demirspor’u kaç puanla aldınız? – 32 puanla aldım… Durum değerlendirmesi yaptım, taraftarlarla konuştum. Hem taraftarların gelmem yönündeki baskısı, hem de Adana sevgisi ağır bastı… Netice olarak, “durdurabilirsem tek kendim durdurabilirim” düşüncesiyle bir gün sonra “tamam kabul ediyorum” dedim… Ama konuştuğumuz şartlar, istediğimiz şekilde konmadı. Sonuç olarak hem mukavele gereği, hem de mukavelenin dışında verilen sözler de önemliydi, ama hepsinden önemlisi Adana Demirspor’un kurtulmasıydı… Hem mukavelede hem de verilen sözlerin içerisinde hiçbir tanesi mukavelemize yansımamıştır. Ama sonuç olarak Demirspor’un kurtulması gerekiyordu. Onun bütün yoğunlaşmayı onun üzerine yapmak zorundaydık. Bizim için hayati önem taşıyan Mersin İdmanyurdu maçı vardı… Bu atmosferde yapabildiğimizi yaptık, Mersin’e taşınmaya çalıştık… Futbolcularla ve herkesle yaptığım toplantılarla da bir takım değişikliklerin olacağını ve hiçbir şeye eyvallah etmeden Demirspor’u nasıl kurtarabileceğimiz mesajlarını herkese verdim… Demirspor takımının taraftarları da sağ olsunlar benim gelmemle birlikte hem tesisleri ziyaret ettiler, hem de Mersin maçına şampiyon bir takım yolcu eder gibi yolcu ettiler. Buna Demirspor büyük bir başlangıç olarak baktık ama her ne kadar yeterince elime almadığım takımla sahaya çıktım Mersin’de biz kendi hatalarımızdan yediğimiz iki golle mağlup olduk. Ve bir de benim dışımda herkesin değerlendirmesi şu: Fikstüre baktığında Mersin İdmanyurdu içeride oynuyorsun ilk maçı, sonra Karşıyaka’ya gidiyorsun, sonra Manisaspor geliyor. Böyle bir fikstüre de kimsenin cesaret etmesi mümkün değil, ama dediğim gibi Adana sevgisi ve şampiyon olduğumuz takımın küme düşmesini önleyebilecek zihniyetle buraya taşıdık kendimizi. Gece gündüz kulüpte yatıp kalktık. – Adanaspor’u da şampiyon yaptınız, Demirspor’u da üç kez mutlu sona ulaştırdınız… Görevi kabul ederken kafanızda tereddütler var mıydı ? – Ben tereddütlerle yaşamam. Fikstür dezavantajı ve puan avantajı en kötüsü de çok kötü giden, yani bir araba düşünün dik bir yamaçtan aşağıya doğru düşüyor. Bunu durdurmak gibi. Önce bunu durduracaksınız ki, sonra yukarı çekesin… Böyle baktığında düşme şansı yüzdesi çok olan bir takım. Yani Demirspor değil de örneğin başka takımlar Adana dışındaki takımlarda böyle bir teklif olsaydı mümkün değildi gitmez. Net olarak söylüyorum. Bu takımın adana dışından bana böyle maddi dereceleri yüksek olmasına rağmen bir teklif gelse böyle bir takımın düşüş pozisyonu içerisinde olmayı arzu etmediğim için gitmezdim ama işin şekli şemali bir iki sene önce çıkarttığım Demirspor olunca insan ne zorluklar çekiyor… Bank Asya’dan düşüşünü izlemek hoşuna gitmiyor. Onun için gözlerimizi kapattık, cesaretle aldık ki inanıyorduk… Şöyle bir inancım vardı: Demirspor taraftarı destek verecek biz gereğini yapacağız. Benim de yaptıklarımı ve yapabileceklerimi bildiğim için bu cesaret bende her zaman olmuştur. – Futbolcuları tanıyor muydunuz? – Benim zamanımda olanların haricini tanımıyorum ama ben futbolcunun yönlendirmesi, yahut farklılaştırması açısından kendi özelliklerim olduğunu bildiğim için bu konuyu ivedi olarak yapmak lazım.. Hem mental olarak hem fizik olarak böyle sıkıntıların yaşandığı bir takımı sahaya çıktığımda fazlasıyla gördüm. İşte bunları çok çabuk içerideki Ordu maçına hazırlamamız gerekiyordu. Ordu biliyorsunuz deplasmanlarda hep galip gelmiş bir takım. Üstelik bizi yendiği zaman yüzde 90 şampiyonluğunu ilan edebilecek… Maç eksiği de var. Dolayısıyla böyle bir takımla oynuyorsun. Birinci devre itibariyle istediğimiz oturmayınca ikinci devre yaptığımız düşünce ve değişikliklerle o maça bir damga vurduk. Ordu maçının kazanılması bizim için çok önemliydi ve hiç kimsenin beklemediği bir halde o takımı yeniyoruz. Karşıyaka maçına döndüğümüzde de Karşıyaka’da çok disiplinli ve sabırlı oynamamız gerektiğini üzerine bir strateji kurduk ve sonuç olarak da istediğimizi alarak döndük. Manisa ve Kahramanmaraş maçları bizi altı puanla bizi kurtaracağının hesaplarını yapmaya başladık. Ama çok iyi oynadığımız bir Manisa maçı var. 62 ve 63. Dakikalarda yediğimiz çok basit iki gol var. 2-0 mağlup duruma düşmüş bir takımı da 2-2’ye getirme mücadelesi de takdire değer bir şeydi. Onun için o zor maçı da öyle geçtik. Kahramanmaraş maçıyla beraber 40 puana ulaştık. Ama netice olarak ben o hesapları yaptığımda 40 puanın Demirspor’u kurtaramayacağını o haftadan itibaren görmüştüm zaten. Çünkü herkes diyor ki, birbirleriyle maçları var, şunlar var falan filan. İlk altıda olanlar belli olunca bu maçların şekli şemali değişebilir. Bazı takımlar maçlarını manipüle edebiliyor. Bunları yaşadık zaten. Onun için ben 41 puanı kovalamaya çalıştım. O arada olaylar patladı. Olayların patlama sebebiyle şimdi nedeni parasızlık olan bir olay. Ne antrenörü ilgilendirecek ne antrenmanı ilgilendirebilecek bir olay değil ki… Netice olarak bir takımın antrenmana çıkmaması en çok hocaya zarar verir… En azından bir takımın gerçeklerin konuşulmasına sebebiyet verir. – Ercan Albay hep sustu. Bir takım antrenmana çıkmıyor boykot ediyor. Futbolcuların yanında durmanız gerekiyordu durdunuz. Neydi ana faktör? Tabi ki futbolcular bu konuyu seslendirmeye kalktıkları maçın biraz önüne geçiyor. Ben bunları gördüğüm zaman şu tedbiri almak zorundaydım… Arkadaşlar bir takım şeyleri hissetmeye başladım, ama bunları Adana Demirspor iki maçı kazanırsa kümede kalıyor. Geride dört tane daha maç var… Bunları bu şekilde gündeme taşımak yerine bir süre ertelemenin faydası var diye arkadaşlarla konuşarak geriye doğru bir erteleme yoluna gitmeye çalıştık. Burada da çok fazlasıyla üzerlerine gittik arkadaşlarımızın. Artı bu olay patladığı zaman sportif direktör Ercan Aslankeser başkana iletti konuyu. Şöyle iletiyor: Futbolcular başkanın gelmesini ve başkanla konuşmak istediklerini söylüyorlar. Ben de kendilerine şunu söylüyorum: Para aldınız diye tribünlerden biliyorsunuz en son maçta Erçağ’a da fazla yüklendiler. Öyle tepkiler de gelince para almadığımızı ve şu ana kadar almamız gereken paraları almadığımızı, ki o zamana kadar 7-8 maç başı filan duruyor. Böyle bir konu. Tamam bir iki gün mesaj verebilirsin bunu veya bu mesaj verme şekli farklı olabilir. Sürekli olmaması gerekiyor çünkü oynayacağın maça fizik olarak yansımasa bile ondan sonraki maçlara yansımaya çalışır. Biz bu arada bunları konuşurken onlar sürekli bizim muhatabımız başkandır. Başkanla konuşacağız diyorlar. Antrenmanda filan bir problemim yok. başkanla konuşmadılar. Başkan da gelmeyince bu arkadaşlar devam ettiler. Biz hatta söyledik: idmanlarınızı aksatmayın. Tamam, mesajlarınızı verdiniz. Siz biliyorsunuz ben bu konuda fazlasıyla da şu anda bu takıma hizmet etmiş oyuncularla da ilgili fazla konuşmak istemiyorum ama fazlasıyla üzerlerine düştüm. Şimdi bazıları kadro dışı bırakılanlardan sonra diğerleriyle yola devam edilir gibi konuşmalar yapıldı. Yani başla ayak bir olmuş kardeşim. Sonuç olarak ben hiçbir zaman “İdmana çıkmasınlar, haklılar gibi cümleler kullanmam. Ama duruşumu futbolculardan yana sergilediğim zaman olmuştur. Çünkü onlar bundan sonra oynanacak maçları biliyorsunuz 40 puandan ihtiyacımız olan bir yer var. Oraya taşıması gereken insanlar bunlar. Nitekim o olay tavşanlı maçına kadar devam etti. Hatta Tavşanlı maçına giderken arkadaşlara söyledim. Ondan sonra devam edecek dediler ben de biz orada yenilecek miyiz dedim. Adam devam edecekse çünkü yenerseniz de bittiniz, yenmezseniz de bittiniz. Bu lafı da futbolculara kullanan benim. Çünkü yenerseniz 42 puan oluyoruz ligde kalıyoruz. Yenilirseniz de benim gözümde bittiniz. Bunları da arkadaşlarla konuştum. Arkadaşlar sonra Tavşanlı maçında cumartesi günü maçtan önce ter idmanına çıktılar. Oradaki maç çok talihsiz bir maçtı. 4-0 bitecek bir maçı 2-1 mağlup bitirdik… İşte ondan sonra ilk ben konuştum futbolcularda “başkan gelince konuşup çıkalım” dediler. Ben de “önce idmana çıkın ondan sonra başkanla konuşun” dedim. İdmana çıktılar, başkanla konuştular, ama biz dengeleri kaybettik. Netice itibariyle futbolcuların başkanla konuşması çözüm getirmedi. Bu noktada küme düşen takım hüviyetinde olmayalım gibi çok çeşitli stratejiler kullandık. Belli bir bölümde tutmaya çalıştık. Sonuç olarak da iyi oynamadığımız ama saha içerisinde çok taktiksel olarak onu oraya, onu oraya oynayıp karşı tarafı bozarak sonuca gitmeye çalıştık. Baktım kötü gidiyor maçta işte yaptığımız değişikliklerle adamların kaybettiği pozisyonlarda iki tane gol bulduk. Üçüncüyü de bulunca Fethiye maçıyla sağlıklı bir ortama kavuştuk. Zaten maç bittikten sonra kimse kalmadı. Yani kulüpte herkes en azından izin istediler. Ceza durumları vardı. 15 kişiyle gittiğimiz denizli maçına dört tane A2’den oyuncu aldık. 3-4 oyuncu zaten gitmişlerdi, denizliye geldiler. Bizle beraber geldi böyle bir kadro içinde çıktık. Sonuç olarak fena bir top oynamadık denizlide. Yani bizim sayabileceğimiz önemli maçları biz geçtik. Ordu, Manisa, Maraş, Fethiye maçları bizim için önem arz eden maçlardı. Yeterli puanı bulduğunda da ondan sonrasını zorlayacak bir oyun zaten oynayamıyorsun. Ama futbolcuların idmana çıkmaması konusunda çok spekülasyonlar yapıyorlar. Bu takım geçen sene de dört -5 kere idmana çıkmamış, bu sene de keza. Ama herkes öküzün altında buzağı aramak için uğraşıyor. Sahada icraat yapan oyuncular benim o arada karşıya geçme gibi yeterli puanı almamışım tabi ki oyuncuları bir şekilde ayakta tutmam gerekiyor. Ama ben hayatım boyunca ters olduğum şeylere harekete karşı o şekilde cümleler kullanmam. Haklısınız, haksızsınız gibi böyle bir şey yok. Ama buna kafayı takılarak böyle bir gündem oluşturmaya çalışıyorlar. Sorunu şurada aramıyorsun: Düşmüş bir takımı, herkesin düşmüş gözüyle baktığı bir takıma kimsenin cesaret edip de gelmediği, bunu söylediğimde de şöyle yanlış bir değerlendirme çıktı ortaya: Ben bunu başkanın ağzından duydum. Ben Demirspor için geldim buraya. Düşseydi herkesten fazla ben üzülürdüm, çünkü kendi çıkarttığım bir takımın düşme pozisyonu içerisinde olurdum ama ben akıllı olarak düşünmüş olsaydım buradan uzak kalırdım ama tüm bu fedakarlıkları biz Demirspor ve Adana için yapıyoruz. – Herkes konuştu yine Ercan Albay sustu. Ercan Albay Selahattin Aydoğdu’yla hangi şartlarda konuştu, bugüne kadar kaç lira aldınız. – Ben sadece burada değil genel olarak çalıştığım takımlardan ayrıldığım zaman iyi taraflarını konuşurum… Kötü taraflarını hiçbir zaman konuşmamışımdır. Ayrıldığım kulüplerden şekli şemali ne olursa olsun kulüple ilgili aleyhte olan hiçbir konuşma yapmamışımdır. Bu zamana kadar da suskun kalmamın sebepleri var… Takıma vermemek için sorunlardan uzak durmaya çalışıyorsun. Biz Selahattin başkanla konuşurken belli bir transfer konusunda şartlar vardı… Bunlar çok önemli değil, çünkü hiçbir zaman ahım şahım peşinat isteyelim demedik. Şu ifadeyi de kullandım: “Verseniz de kabul etmem dedim. Çünkü Demirspor futbol takımının ve personelinin para almadığı bir ortamda nakit ücret alarak bu kulübe gelmek benim anlayışıma ters düşer.” Sadece Demirspor için söylediğimiz en hafif şartlar içerisinde mukaveleye yansıtmaya çalıştık. Onlar da istediğimiz gibi yansımadı. Halbuki başkan dedi ki , “Ben bunları daha sonra telafi edeceğim”. Herkesin çok iyi bilmesi gerekir ki, ben geldiğim günden bugüne kadar Demirspor’dan maaş dahi almadım. Vermiş olduğu primler vardır herkes için o primlerden bize düşen parayı getirip dağıtıldığında hanemize geçmiştir ama ne transfer parası olarak ne de maaş olarak şu ana kadar hiçbir şey almadık. Peşinatlarımızı bile almadım. Sadece ben değil teknik heyetim, yardımcı hocalarım Ercan Aslankeser dâhil hiç kimse Demirspor kulübünden para almadı… Yani Demirspor kulübünde ne peşinatımızı, ne de maaşlarımızı aldık. Ben de teknik heyette. – “Futbolcular” dersem ne dersiniz? – Futbolcularla ilgili konuyu şöyle değerlendirmek gerek. Bir bunun sezon başı itibariyle kendi aralarında görüşmeleri, alışverişleri var. Benim zamanımda bana intikal ettiği kadarıyla futbolcularımızın prim dışında hiçbir ücret aldıkları konusunda bilgim olmadı. – Hala takımın teknik direktörüsünüz… Elde kaç futbolcu kaldı? – Çoğu kulüpte yapmıyorum ama Adana’da olduğu için herkesin tabi ki bizi dışarıda görmesi nedeniyle bazı şeylerle daha fazla ilgilenmeye çalışıyorum. Şimdi futbolcuların sözleşmelerine baktığım zaman olmayacak şekilde olanları var. Futbolcuların çoğuna sezon sonu tek taraflı fesih hakkı verilmiş. 6-7 tane de kiralık oyuncu var. Yani gördüğüm kadarıyla Junior, kaleci Emre, bir tane Ferhat’ın ve Yusuf’un mukavelesi gözüküyor. Onun dışındakiler serbest. Eğer alacaklarını almadıkları durumda, zaten o ikisi de protestolarını çekmiş. Bundan dolayı gitme durumları söz konusu. Yani gördüğüm kadarıyla 1-2 futbolcu dışında (onlar da alacakları için protesto çektilerse) kadroda hiçbir oyuncu gözükmüyor. – Herkes harıl harıl transfer için koştururken Demirspor bu işlerle uğraşıyor. Bundan sonra ne yapılmalı? Ercan hoca ne yapacak? Biz Adanalıyız, bu memlekete hizmet ediyoruz. Herkesin bakış açısına yönelik hareket ettiğimiz zamanlar oluyor. Şimdi mutlaka transfer listesi hazırlıyorsunuz. Bu listenin hazırlanmasını başkan da sormuştu. Zaten takip ettiğimiz oyuncuları, ya da olması gereken oyuncular konusunda liste yapmaya çalışıyoruz. Yaparken de A-B-C şıklarını da değerlendirerek yapıyorsunuz. Bir basın mensubunun “hazırladığınız bir liste var mı?” sorusuna karşılık “bir listemiz var” dedik ama şu anda gördüğümüz kadarıyla o listeden oyuncular tek tek başka kulüplere gidiyor. En son Samsunspor’da Erden Şener diye bir futbolcu vardı. Antep ile üç senelik anlaşmış. Biz şu anda beklemedeyiz. Piyasada öyle şeyler konuşulmaya başlandı ki, insanın ister istemez bazı şeylere canı sıkılıyor. Bizim moralimizi bozan çok önemli olaylardan bir tanesi de şu: Başkanın ağzından söylüyor. Biz kendi ağzından duymadık. Dedikodu çevresinde “hoca olmazsa takım hazır”. Bunları duydukça insan ister istemez üzülüyor ama biz şunu söylüyoruz. Biz şahıslara hizmet vermedik. Ben Demirspor’a ve Adana’ya hizmet verdim. Beni üzen şey sadece kötü günlerin geçmesinde yanımızda olanların geçtikten sonra anlaşılamayan tavırlarıdır. Yoksa bizim hizmetimiz Adana’ya karşıdır. Ben şu açıdan bakıyorum: Ben teknik direktörüm ve etik olmayan bir davranışı meslektaşıma karşı asla yapmam… Yıllardır buradayız, yıllardır buradaki potansiyelimizi biliyorsunuz. Hiçbir hocaya hiçbir kişiye zarar verecek bir davranış içinde olduk mu? Hatta maçlara gitmiyoruz ki kimseyi rahatsız etmeyelim. Ama şimdi duyuyorum Demirspor camiası için ismi geçen hocalar var. Bunların bazıları bizi arayarak böyle bir şeyle ilgilenmediklerini söylerken bazıları da bu konuya balıklama dalıyorlar. Burada bir teknik adam varken senin bu kulüplerle konuşma anlayışını yadırgıyorum. Kulüp açısından baktığında o zaman yapılacak bir iş var. Ya bizle helalleşecekler, ya da fesih hakkını kullanacaklar… Böyle beklemek bana değil, Demirspor kulübüne zarar verir. Biz niye istifa edemeyiz. Bu kentte bir destek görüyoruz, bir şeyleri aşmaya çalışıyoruz. Sonuç olarak da yapılanlara karşı benim istifa etmem söz konusu değil. Yani geçmişte bunu yapıyorduk ondan sonra da diyorlardı ki, “şampiyon yaptı niye gitti?” Şimdi biz buradayız. Burada da kalmaya devam edeceğiz… Kulüp, yoluna bir başka hocayla devam edebilir. Onun da yolu vardır. Yönetim, benim mukavelemi fesheder, gelen hocalar da bu çerçevede daha rahat olurlar. Şimdi dostça, arkadaşça düşünen hiçbir hoca bu konuşmalara yanaşmaz. Neden? Çünkü orada sözleşmesi devam eden bir hoca var. – Ercan Albay taraftarlar için ne söyleyecek? – Ben Adana’ya müthiş saygı duyan bir insanım. Spor konusunda bütün taraftarlarla ilişkilerimiz doğru ve menfaatsiz bir şekilde sürüyor… Menfaat varsa da çalıştığımız kulübün menfaatidir. Onun için insanlar bizi seviyor, sayıyorsa demek ki biz de o insanları sevip sayıyoruz. İnsanların birini, beşini, onunun tanırım ama 20 binleri 30 binleri nasıl tanıyayım. Ben sokakta yürüyemiyorum. Biz bu memleketin insanıyız. Sokaktaki insanlar yanımızdan geçerken gelip “nasılsın hocam” diyor. Bu insanlar bizi seviyorsa sportif yönümüzle seviyor… Başarılı yönümüzle sevebilir, ama bence en önemli şey bizi adamlığımızla sevmeleridir.. Adana’da 35 senesini tamamlamış bir insan olarak hiçbir insanı üzecek hatalar içerisinde olduğumu zannetmiyorum. Ercan Albay’a sevgisi olabilir, Ercan Albay’a bir haksızlık yapılıyorsa tepkisi olabilir, ama o insanlar en çok da kulüplerini seviyor… O zaman siz de onlara Ercan Albay gibi doğru şekilde yaklaşın. Demirspor’a 10 yıl boyunca bazı nedenlerden dolayı dönmedim… Demirspor Bu süreçte şampiyon olamadı. 10 sene sonra döndük, şampiyonluk gene bize kısmet oldu. Süper lig’den düştüğünden bu yana 20 sene geçmiş.. İçeride yaşanmış 3 tane şampiyonluk var. Bu şampiyonluklarda Ercan Albay var… Mavi- Lacivertli ekibi tüm olumsuz şartlara rağmen bu yıl ligde bırakmak bence şampiyonluk kadar önemlidir… – Demirspor için her geçen gün kayıp değil mi hocam? – Tabi ki her geçen gün bir kayıptır. Çünkü Demirspor’un bir defa hedefinin belli olması lazım. Şampiyonluğa mı oynayacak, böyle bir takım mı kuracağız. Ama duyduğumuz kadarıyla “hoca hazır, takım hazır” diyorlarsa, bunun yolu var, yordamı var… Böyle bir niyet varsa bir an önce açıklasınlar ki huzura rahata kavuşsunlar. Benim şahsen çok sıkıntım yok sadece Selahattin Beyin koymuş bizimle bir aydır konuşmama tavrına gerçekten ciddi olarak hassas bir yaklaşımım var. Aslında Demirspor açısından söylenecek çok şeyler var. Hep alt perdeden konuşuyoruz. Bunun sebeplerinden birisi de zaten sıkıntılı günler yaşayan Demirspor’a daha sıkıntı yaşatmamak. Ama bazı şeyler var ki konuştuğum zaman bomba gibi patlar, yakar adamı. Ben insanların birbirleriyle kötü olmasını istemem, insanlar yıpransın, rahatsız olsun istemiyorum. Zaten yüzde 80-90’ı tahmin ediyor ama herkes tahminle konuşur ben ispatlarla konuşurum. Bizim şu süreç içerisinde ne kadar sıkıntılar yaşadığımızı herkes bir şekilde biliyor. Benim evim burada ama 2,5-3 aylık dönemin 10-15 gününü kulüpte yatarak geçirdim. Yani kolay değil. 24 saat yetmeyeceğini eve gidip gelerek zaman kaybedeceğimi gördüğüm için kulüpte yatıp kalktım. Biz Adana’ya işte böyle hizmet sunduk… Şampiyonlukları yaşamış… Kolay mı yaşanmış. Bana iki sene önce bir takım teslim ettiler baktığında iki maç kaybedersen küme düşüyordun. Küme düşer miydik? Düşerdik… Oynadığımız takımlar var. Hepsi bizi yenerse ekstra play-offa gidecekler. Biz altı maçın beşini kazandık. – Selahattin Aydoğdu’nun bir buçuk aydır sizlerle mesafeli olması doğru mudur? – Bunun kesinlikle doğru tarafı yok. Ahlaken de yok. Ahlaken derken, bunu ahlaksızlık olarak söylemiyorum. Biz kendisine ligde kalmayı garantilemiş bir hizmet sunduk. En azından insani açıdan baktığımda böyle bir uzaklık söz konusu olmamalıydı. En azından istemediğini bize de söyleyebilirdi. – Bunlar parasızlığın getirdiği bir moralsizlik olabilir mi? – Ben adını öyle koymuyorum. İnsanların hapsi cebinde parayla gezmiyor ki… Bir sürü insan var sokakta parasız. Biz ne yapmışız yani? Yani gelmem gerektiği zaman gelememişim, inceleterek söylüyorum. Bunun adı daha farklı bir şekilde konulabilir, ama kimseyi incitmemek için söylüyorum… Sonuçta her şeye rağmen kırgın olduğum bir ortama rağmen gelmişim kendi başkanlığında hizmet sunmuşum. Bugün herkesin çok rahat dolaştığı bir ortam içerisinde yaptığımızı siz düşünün. Geçmişte de yapılanlar vardı. Ama sonuç olarak biz gene kelimeleri basa basa konuşuyoruz. İnsanların öğrenmek istediği şeylere de net cevap veriyoruz. Yine Demirspor kulübünün başkanını, yöneticisini üzmemek için en azından bazı şeyleri alt perdeyle ifade etmeye çalışıyoruz… İnsanların da bir tahammül noktaları var. Bu tahammül noktalarını zorlamak istemiyoruz. Yani benim de tahammül noktalarımı kimse zorlamasın. Benim de canım sıkılıyor… Ben hizmeti Demirspor’a verdiğim için mutluyum. Kişilere verdiğimi düşünsem şu anda kendi kendimi yerim. İsterim ki bu hizmetin karşılığında kuru bir teşekkür edilsin, isterim ki samimi hava yaratılsın. -Karşılığı şüphesiz var, ama siz o hakkı maalesef alamamışsınız. -Herkes şunu iyi bilsin. Biz Demirspor’da iki buçuk aylık süre içinde elimizden gelen her şeyi yaptık. Ben şimdi alnım dik ve o sevgiye layık olarak geziyorum, tozuyorum. Muhabbetlerimizi de ediyoruz. Herkes bize saygı duyuyor, Ben de onlara saygı duyuyorum. Bu yolda birbirimizi taşımak zorunda da değiliz. Önemli olan Demirspor’un önündeki sıkıntılarının kalkmasıdır. İnsanı sev, insan da seni sever. İnsana hizmet, Hakka hizmet diye düşünmüşüm. İnsana hizmet ediyorum. Adana’da yaşıyorum, Adanalıyım, gece gündüz hizmeti borç bilmişim, “gel” demişler gelmişiz. “Git” demiyorlar da gitme yolunu gösterdiklerinde de anlayıp gidiyoruz, ama şimdi gitmiyorum. Her zaman öyle oluyor ama diyorlar ki “kendi gitti. Ya ben niye gideyim.” Ben hiç kimseyi hayatım boyunca yönlendirmedim, yönlendirmem. Demirspor taraftarını da hiç kimsenin yönlendirmeye gücü yetmez. Bunu herkes böyle bilsin. Ercan Albay’ı seviyorlarsa adamlığından ve kendilerine verdiği hizmetten dolayı seviyorlar. Herkes benim gibi hizmet ederse, benim gibi de sevilir. – Son sözleriniz? – 2 sene önce yakalamış olduğumuz şampiyonluktan sonra fazlasıyla ümitliydim. “Bu takımı bu hızla süper lige taşırız” diye düşünüyordum. Onun için o bir ay içerisinde çok iyi bir çalışma yapmaya çalıştım. Ama çok farklı anlaşıldı, sonra farklı bir yönetim oluşumları oldu. Herkes işi başka safhaya koydu. İki senede Demirspor ileri değil geri gitti. Şimdi de iyi gitmiyor. “Adanalının artık Süper Lig’de olması gerekiyor” diyorsun. Bunun yolunu yordamını, çiziyorsun ama bunu bir türlü gerçekleştiremiyoruz. Gerçekleştirmek sadece benim elimde değil ki, işte bizim önümüzü kapatıyorlar. Geçmişte de öyle oldu, şimdi de aynı yöne gidiyor. Sonuçta bırakın da arkadaşlar bir süper lig’e taşıyalım bu takımı. Biz orada sadece bir hocayız. Bir de dışarıdan teklif aldığımız an gitmiyoruz. Diyorlar ki “Sen ne buldun Adana’da? 10 lira verenlere sırtını dönüyorsun, bir lira almadan Adana takımlarıyla anlaşıyorsun.” Enteresan şeyler gelişiyor. Şimdi Adana’yı Süper lig’e taşısınlar… Ama Ercan Albay taşısın, ama bir başka hoca… insanlar bu işin Ercan Albay’la olacağına inanıyorsa, bırakın, destekleyin, önünü açın… Ercan Albay’ı getirdin, hiçbir oyuncu almazsan benim yapabileceğim ne var? Çok zoruma giden bir şey daha var Canbolat kardeş… Deniliyor ki, “Bu ligde kariyerli hoca yok.” Açık ve net olarak söylüyorum, benden daha kariyerli bir hoca yok. Kim çalıştırdığı takımları altı defa şampiyon yapmış?. İsim diyorlar, şu veya bu diyorlar. Benim Türkiye’de herkese, her oyuncuya fazlasıyla sözüm geçer ve ben bu ligde şu anda şampiyon olan takımların küme düşebileceği bir ligde Adanaspor’u 98 yılında şampiyon yaptım. Bir tek Süper Lig’de şampiyon yapmadım… Görev verselerdi orada da şampiyonluğa ulaşırdım… “Kariyer kariyer” diyorlar… Alın size kariyer… Kariyer ölçüsü şampiyonluklardır. Şampiyonluğun amatör kümesi, şusu – busu olmaz. Demirspor’u bu yıl gelip, kariyerli hocalar kurtarsaydı… Gelmediler… Niye? Riske girmek istemediler… Kriz yönetmek her hocaya mahsus değildir. Bak Yılmaz Vural’a, “Oyuncuları savundum oyuncular bana arkasını döndü” diyor…. İsim değildir kariyer, icraattır kariyer, karakterdir kariyer. O zaman ben de diyorum ki “benden iyisi yok”… Hayatta “ben” demeyi sevmem… Benim kadar isimli futbolcularla kimse çalışmadı. Adanaspor’un 98’deki kadrosundaki isimli futbolcular kimde vardı? Kime eyvallah ettik. Kadro dışı bırakmam gereken futbolcuyu gözü kapalı kadronun dışına ittim… Adam ettik, şampiyon ettik. Şimdi çıkmış birileri arkamdan sallıyor… Ayıptır, günahtır… Siz kimsiniz ya? Bunu yapanlar çok az… Bunu biliyorum..÷ İçim de çok rahat… Başarılı teknik direktörler arasında anket yapılmış… Anketten yüzde 80’le birinci olarak çıkmışım… Ama isterdim ki, yüzde 99’la çıkayım… Tekrarlıyorum, “Ben hiç bir dönemde şahıslara hizmet etmedim, etmem… Benim için önemli olan bu güzel kentin güzide takımlarına hizmet etmektir… Taraftarların gönlünde taht kurmuşsam bu özelliğimdendir.”

albay_ytek_kurus_

20080514a864443fb753a2b6502311fd77c9fdca

(ADANA GÜNAYDIN)

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
çilekeş demirsporlu22 Mayıs 2014 / 18:31Cevapla

BİR AY EVVEL ÇALIŞMALARA BAŞLANIP ELDEKİ FUTBOLCULAR TUTULUP HOCANIN TRANSFER LİSTESİNDEKİ OYUNCULAR ALINSAYDI SENEYE DİREK ÇIKARDIK ADIM GİBİ EMİNİM AMA OLMADI BÜYÜK BİR FIRSATI KAÇIRDIK,HER SENEKİ GİBİ SİL BAŞTAN YAPACAĞIZ BORÇLAR ÇOĞALDIKÇA ÇOĞALACAK.

PUAN DURUMU
Süper Lig
# TAKIMLAR O AV P
PTT 1.Lig
# TAKIMLAR O AV P
LİG FİKSTÜRÜ
Süper Lig
PTT 1.Lig
Porno GratuitPorno FrançaisAdulte XXXBrazzers PornCollege GirlsFilm érotiqueHard PornInceste Famille PornoJaponais AsiatiqueJeunes Filles PornoLatin Brown FemmesPorn MobilePorn RussePorn StarsPorno Arabe TurcPorno cachéPorno de qualité HDPorno GratuitPorno Mature de MilfPorno NoirRegarder PornRelations LesbiennesSecrétaire de Bureau PornSexe en GroupeSexe GaySexe OralVidéo AmateurVidéo Anal
malatya escort bayanbursa escort bayanantalya escort bayankonya escort bayanmersin escort