Adana Demirspor 2014-15 dosyası… « Adana'nın İlk İnternet Spor Sitesi

SON DAKİKA
AdanasporAkhisar BelediyesporAlanyasporAntalyasporBeşiktaşBursasporÇaykur RizesporFenerbahçeGalatasarayGaziantepsporGençlerbirliğiİstanbul BaşakşehirKardemir KarabüksporKasımpaşaKayserisporKonyasporOsmanlı SporTrabzonspor
Adnan ERCAN

Adana Demirspor 2014-15 dosyası…

Bu haber 03 Haziran 2015 - 11:36 'de eklendi ve 1.323 views kez görüntülendi.

Adana Demirspor 2014-15 dosyası…
Bir önceki sezon küme düşmekten zor kurtulan Adana Demirspor, ‘’yoğurdu üfleyerek yemek’’ sözüne sadık kalarak önce yönetimini güçlendiriyor, Selahattin Aydoğdu başkanlığında ki yönetime Adana’nın tanınmış ve birbirinden değerli isimleri Cahit Sınmaz, Ümit Onatça, Emin Yumuşak, Tamer Gülcan, İmam Gazali Hıradağı, Naci Heybeli, Ertuğrul Doğaner, Kazım Bozan, Demet Ertem’i alarak yola çıkıyordu. Büyükşehir Belediye başkanı Sn. Hüseyin Sözlü’nün tam desteğini arkasına alan yönetim, teknik kadro konusunda Samet Aybaba ve Ünal Karaman isimleri anlaşarak, lige iddialı başlayacaklarının mesajını veriyordu. Ancak geçen sene ki futbol takımı kadrosunun dağılması nedeniyle, hazırlık kampına alt yapıdan genç oyuncularla ve elde kalan Mesut, Timur, Ferhat, Yiğitcan ile gidiliyordu. Bu süreçte takımın ekonomik yapısı da göz önüne alınarak, kiralık oyuncu politikası izleniyordu. Kale, bu ligin deneyimli oyuncularından Serdar Kulbilge ve Tolga Özgen ile sağlama alınıyor, alt yapıdan gelen Emre Selen ile destekleniyordu. Defans blokuna isimleri duyulmamış Tayfur ve Abdülkerim alınırken, Cumali, Fazlı, Şaban gibi tanınmış isimler de takviye ediliyordu. Deneyim abidesi Ali Tandoğan’ın transferi yüreklere su serpiyor, Gana ümit milli takımının yıldızı Attamah, önemli bir transfer başarısı ile mavi lacivertli renkler dahil oluyor, bu isimlerden ideal bir geri dörtlü oluşturmak görevi teknik direktör Ünal Karaman’a kalıyordu. Orta alana deneyimli Hakan Söyler ve Alaaddin Tosun, kanatlara Hüseyin Kala ve Hurşut Meriç transferleri memnuniyetle karşılanıyordu. Kiralık olarak gelen Oğuzhan, Beykan, Umut Sözen gibi gençlerin takıma güç katacağı ortadaydı. Forvete Özgürcan transferi, ‘’acaba’’ sorularını beraberinde getiriyor, kapalı kutu Mulenga transferinin ne getireceği, herkesin merak konusu oluyordu. Bu kadar değişik takımlardan gelen kozmopolit yapının ne vereceği, herkes tarafından sorgulanıyor ama Ünal Karaman’ın ilk basın toplantısında ‘’Kısa zamanda büyük uyum sağladık’’ sözleri, taraftarların yüreğine su serpiyordu.
Sezon başında Ünal hoca ile yaptığım özel bir sohbette’’Hocam…Transfer listesinde mutlaka istediğiniz oyuncuları sıralamışsınızdır. 1.
tercihim şu…Olmazsa 2. tercihim…Olmadı 3. tercihim bu diye bir liste hazırlamışsınızdır. Bu liste hangi oranda gerçekleşti?’’ Ünal hocanın cevabı ilginçti…’’5. sıradakileri bile alamadık’’… Aslında bu cümle, transferin hangi koşullarda gerçekleştiğinin açık ifadesiydi…
Takım kampta lige hazrlanırken, Adana’da dedikoduların ardı arkası kesilmiyor, futbolculara ödenen yüksek ücretler, Samet Aybaba, Ünal Karaman’a verildiği iddia edilen uçuk rakamlar (4 milyon TL) halkın diline sakız oluyordu. Yapılan transferlerin hepsinin, Samet Aybaba’ya yakın isimler olduğu, yakın olmayan isimlerin transferinin mümkün olmadığı iddiaları Adana’da çok konuşulmasına karşın, bu konuda ne Samet Aybaba, ne de bir yönetim kurulu üyesi çıkıp, insanları ilk ağızdan bilgilendirmiyor, yalan yanlış bilgiler ortalıkta dolanıyordu…
Adana Demirspor ilk maçı Adana’da, Denizlispor ile idi ve taraftarlar merakla ideal 11 i ve performanslarını bekliyorlardı. Maçın 1-1 lik sonucundan çok, futbolcuların neler verebileceğini konuşuyordu insanlar. İlk göze çarpan, Attamah kısa boyuyla tandem de, Abdülkerim ağır hareketleriyle solbekte sırıtıyordu. Ünal Karaman, bir sonra ki Giresun karşılaşmasında, bu iki ismin yerlerini değiştirerek, teknik direktörlük hanesine ‘’artı’’yazdırıyor, deplasmandan 3 puanla dönülmesinde önemli rol oynuyor ve benim köşe yazımın başlığının ‘’bu maçın kahramanı Ünal Karaman’’ olmasına neden oluyordu. Bu arada Mulenga, deplasmandan 3 puan getiren golü atarak rüştünü ispat ediyor, takımın ideal 11 i şekillenmeye başlıyordu. Oğuzhan’ın yıldızlaştığı Alanya galibiyeti ve ardından Bolu’dan getirilen 3 puan sayesinde Adana Demirspor bir anda kendini zirvede buluyor, takıma ve teknik kadroya methiyele dizilirken, Ünal Karaman temkinli konuşmayı sürdürüyordu.’’ İlk 4 haftada 10 puan kazandık ama bundan sonra ki 5 maçımız, bu ligin yüksek bütçeli ve güçlü takımları ile… Bizi, bu maçlardan sonra değerlendirin.’’ mesajı ile zorlu dönemeci işaret ediyordu. Gerçekten 5 ocak stadındaki Kayserispor maçı, bugün gündemden düşmeyen hakem Ali Palabıyık’ın kötü yönetimi ve Tayfur’a haksız kırmızı kartı ile kaybediliyor, Adana derbisi gelip çatıyordu. Derbi deneyimlisi Levent Eriş, derbi deneyimsizi Ünal Karaman’a galip gelince, umutlara ‘’soru işareti’’ konmaya başlıyordu. 5 Ocak’ta Antalya beraberliği ve ardından 10 kişilik Elazığspor deplasmanından puansız dönüş, işin tuzu biberi oluyor ve Ünal Karaman’ın korktuğu başına geliyordu. İlk 4 maçta 10 puan ile baş tacı edilen teknik kadro, ikinci 4 maçı 1 puanla kapatınca sorgulanmaya başlıyordu. Neyse ki, imdada Karşıyaka iç saha galibiyeti yetişiyor, deplasman da ŞanlıUrfa, iç saha da Orduspor galibiyetleri kaymaklı ekmek kadayıfı oluyor ama Gaziantep deplasmanından eli boş dönünce işin kaymağı gidiyor, sadece kadayıfı kalıyordu. Böylece, 3. dört maçlık periyotda 9 puan ile geçiliyor, bu da zirveden kopmamak anlamına geliyordu. Dördüncü periyodun ilk maçında Manisaspor ile evinde berabere kalsa bile, ardından deplasmandan Samsun, 5 Ocak’ta Osmanlı ve Buca galibiyetleri kan yapıyor ve bu periyotda 10 puan ile kapatılınca, ilk yarı zirve sonucu Kayseri 31, Osmanlı 30, Adana Demirspor 30 şeklinde sıralanıyordu…
Gerçekten, ilk yarı sonucuna bakınca, orta da önemli bir başarı vardı. Şöyle ki… Bu lige yüksek bütçe ayırarak başlayan Kayseri ve Osmanlı ile hemen hemen aynı puan yakalanmış, yine yüksek bütçeli Antalya, ŞanlıUrfa ve Gaziantep’in üstüne çıkılmıştı. Bu sürpriz başarıda, gol noktalarında Mulenga ve Özgürcan’ın imzası vardı. Orta alanda Beykan, Oğuzhan, Tayfur, Attamah, Cumali gençliklerini ve yeteneklerini sergilemişler ve başarı da pay sahibi olmuşlardı. Hurşut, bir türlü yeterli fizik gücüne ulaşamadığı için yeterince yararlı olamamış, Hüseyin sakatlık belasından sıyrılamamıştı. Timur’un sınırlı yetenekleri ile takıma katkısı ortadaydı. Hakan Söyler ve Alaaddin, dönem dönem deneyimlerini sahaya yansıtmışlar ama bu durum Hakan’ın kulübeye mahkum olmasına, Alaaddin’in takımdan ayrılmasına yetmemişti. Mesut şans bulduğu maçlarda görevini yapmıştı.Savunmanın göbeğinde Yiğitcan- Abdülkerim ikilisi harika bir uyum yakalamış, Ali Tandoğan futbolu kadar, takımın abiliğini üstlenmiş, Şaban her maç üstüne koyarak formasını adeta tapulamıştı. Ferhat, sağbek bölgesinde Ali Tandoğan’ın gölgesinde kalmıştı.Fazlı, formayı kapacağı günleri sabırsızlıkla bekliyordu. Kalede Serdar, Tolga, Emre zaman zaman görev yapmışlar, oynadığı maçlarda ‘’Bu ligin kalitelileri’’ ünvanını haketmişlerdi. Sonuçta ortaya deneyimlilerle, gençlerin armonisi çıkmış, Ptt 1. Ligde ve Ziraat Türkiye kupasında önemli başarılara imza atılmıştı.
Her şey yolundaydı…Futbolcular beklenenden fazlasını sergilemiş…Samet Aybaba ve Ünal Karaman, tek yetkili karar mercii olmuş…Taraftar, desteğini fazlasıyla sürdürerek, tribünlerde 12. Güçü oluşturmuş…Yönetim, her defasında Büyükşehir Belediye başkanı Sn. Hüseyin Sözlü’ye yardımlarından ötürü teşekkür etmiş, ekonomik sıkıntıları aşmış, ancak ikinci planda kalmaktan kurtulamamış…Yerel medya, kelimeleri seçerek kullanarak köşe yazıları ile camiaya destek vermiş…
Sıra, takımın oynadığı 16 maç gözönüne alınarak artılar ve eksiler saptanmış, bu doğrultuda artıların muhafazasına, eksilerin Ocak transferinde giderilmesine gelmişti. Takımın çok fazla eksiği yoktu, defansa yapılacak takviyelerle, orta alana alınacak bir usta ve bir sprinter forvet oyuncusu ile bu iş çözülebilecekti… Zira, temmuz transferinde orta alanın kanatlarına alınan oyuncu bolluğu yaşanırken, defansın kanatlarında eksiklikler göze çarpıyordu…Bir de forvete hızlı, sprinter oyuncu gerekiyordu..
.İşte ne olduysa, bu dönemde oldu…Takıma takviye yapılması beklenirken, yaprak dökümü başlamıştı. Kaleci Serdar kaptırılmıştı, hem de rakip Kayserispor’a…Takımın kaptanı Ali Tandoğan, gemisini terkederek Gaziantep’e gitmişti…Deneyimli Alaaddin, Giresunspor’a imza atıyordu…En önemlisi golcü Mulenga, alacakları ödenmediği gerekçesiyle mukavelesini feshediyordu. Böyle bir oyuncunun kaybı, affedilmez bir yönetim hatası idi.Hatta, bu işte kasıt olduğunu düşünenler bile vardı. Yönetim giden oyuncularla ilgili açıklama yapmazken, sadece geleceklerle bu yerlerin daha iyi doldurulacağını ifade ediyordu. Ama şu bir gerçek ki; mukaveleli hiç bir oyuncu, mukavele şartları yerine geldiğinde, bu şekilde elini kolunu sallaya sallaya gidemezdi. Bu transfer sorumsuzluğuna imza atanlar, başarısızlığın ilk basamağına adım attıklarının farkında değillerdi. Zira, gelenlerin gidenleri aratacağı bir dönem kendilerini bekliyordu. Netice de Adana Demirspor Ocak transferinde, kalesini Janoseviç ile takviye edip, Serdar’ın boşluğunu doldurmaya çalıştı. Defans, Fenerbahçe’den gelen iki kiralık oyuncu ile desteklendi. Bunlardan Erman forma şansını büyük ölçü de yakalayamadı. Hakan, Yiğitcan’ın sakatlığında bu bölgeyi doldururken, başarılı olduğu maçların yanı sıra, önemli hatalara da imza attı. Umut Gündoğan’ın nazlı geliş şekli ve aldığı yüksek ücret, problemleri de beraberinde getirdi, Galatasaray gibi takımdan gelmesi, beklentileri arttırdı. Forvete sprinter oyuncu beklerken, Gençlerbirliğinden kiralık Artun ve Uruguay’lı Alves takıma gol umudu olarak transfer oldular.Fatih Şen’in Adanaspor’a ne kattığı ortada iken, Demirspor’a kurtarıcı olarak transfer oldu…
Gelenlerin, gidenleri arattığı bir transfer dönemi yaşandı…Aslında kaybedilen, Demirspor’un sezonun ilk yarısında yakaladığı gençlerle, deneyimlilerin armonisi idi…Zira Demirspor, ligin ikinci yarısına 23 yaş ortalaması olan gençlerle girdi…Bu gençlerin stressiz maçlarda başarılı olabileceklerini, ancak maraton sonu yaklaştıkça, omuzlarına yük bindiğinde altında ezileceklerini, yetkililerin tahmin etmesi gerekirdi….Bu konu da Teknik Direktör Ünal Karaman’a bir basın toplantısında soru sordum…’’Gelen ve giden transferler, bilginiz, ihtiyacınız ve isteğiniz doğrultusunda mı yapılmıştır?’’ Cevap ‘’İnsanın her istediği, her zaman olmuyor’’ şeklindeydi…Yine bir basın toplantısında, Samet Aybaba’ya’’Ocak transferi ile ilgili (keşkeleriniz) var mı?’’ şeklinde bir soru yönelttim. Cevap son derece kesin ve netti…’’Hayır’’…Bu oyuncuların niçin ve nasıl gittiği, gelen oyuncuların kimin tavsiyesiyle geldiği, hangi menacerlik bürosunun aracı olduğu, hiçbir zaman açıklanmadı ve Adana, sezon başında olduğu gibi yalan yanlış dedikodularla çalkalandı. Çünkü ilk ağızdan hiç bir yetkili, basını doğru yönde bilgilendirmedi…
Bütün bunlara karşın…Ligin ikinci yarısı deplasmanda 1-3 lük Altınordu, 3-4 lük Denizli galibiyetiyleriyle başladı ve Demirspor, Kayserispor’un ardından ikincilik koltuğuna oturdu. Ardından içeri de Giresun beraberliği, deplasman da Alanyaspor yenilgisi, işin ilk yarıda ki gibi istikrarlı bir çizgi de gitmeyeceğinin göstergesiydi. Boluspor galibiyeti ve Kayseri’de 3-0 lık sonucu 3-3 e getirerek muhteşem bir geri dönüşe imza atılması, hem moral, hem de lig ikinciliğini korumak adına önemli adımlardı.Adana derbisinin kazanılması ve önemli takipçi Antalya deplasmanından puanla dönülmesi, ‘’bu iş tamam’’ diyenlerin sayısını her geçen gün arttırıyordu. Ama işler her geçen gün zorlaşıyor, zar zor kazanılan maçlarla ‘’güneş balçıkla sıvanmaya’’çalışılıyordu. Yeni transferlerden Janoseviç, kalede idare ediyor, Hakan Çinemre Yiğitcan’ın boşluğunu doldurmaya çalışıyor, Erman forma şansı bulamıyor, Umut Gündoğan bekleneni veremiyor, Artun düzenli forma giyemiyor, Alves kulübede oturuyordu. İç sahada, iyi futbol olmadan tek golle kazanılan ŞanlıUrfa ve Elazığ galibiyetleri ve araya sıkışan 6-5 lik Karşıyaka yenilgisi, belki de bu günlerin habercisi idi. Futbolda başarıya giden yolda, kötü oynadığın maçları da 3 puanla kapatmak önemliydi ama buralardan ders çıkaramamak daha da önemliydi. Bu arada Ünal Karaman’ın adaletli forma dağıtımından şüphe duyulmaya başlanmıştı. Taraftarlar birbirlerine israrla soruyorlardı.’’Umut Gündoğan israrla niçin oynatılıyor, Sözleşmesinde ille de oynar diye bir madde mi var’’ diye. Hakan Söyler niçin küstürülmüştü? Cumali zaman zaman 18 e bile giremiyordu. 3-0 lık galibiyetten, 6-5 kaybedilen Karşıyaka maçı bardağı taşıran son damla oldu. Genç futbolcular bu işin altında ezilmeye başlamışlardı. Halbuki, 3 farkla öne geçilen maçta, usta oyuncular olsa, topa basarlar, oyunun temposunu düşürürler, şuursuzca üzerilerine gelen takıma karşı farkı daha da açabilirlerdi, ancak takım çok genç ve bu tür usta oyunculardan yoksundu. Ve sonunda dananın kuyruğunun koptuğu maça gelindi. Gaziantep B.B ile 2-0 galibiyetten sonra, 3-3 beraberliğe razı olunan maç…Ünal hoca’nın masaya yumruğunu vurduğu maç…Oysa, takımın kaliteye ihtiyacı vardı, yeteri kadar yoktu bu yarışta…Deneyime ihtiyacı vardı, yeteri kadar usta oyuncusu yoktu…Sakinliğe ihtiyacı vardı, hocası basın toplantısında masayı yumrukluyordu…Türkiyenin gündemine düşen bu yumruk olayı, Demirspor’un gidişatını ‘’yumruk öncesi…yumruk sonrası…’’ diye ikiye bölmüştü…Bu günden sonra Demirspor’da işler rast gitmedi. Genç futbolcular taşıyamadılar şampiyonluğa giden zor günleri…Omuzlarına yüklenen stresi ve baskıyı kaldıramadılar…Oysa takım, berabere kalınan Gaziantep maçından sonra bile 2. lik koltuğunda, 4 puan önde oturuyordu…34 haftalık lig maratonunun 30. haftasına 4 puanlık avantajla giriliyordu…Ben gerek köşe yazılarımda, gerek se Tv yayınlarında dilimin döndüğünce, bu gençlere profesyonel psikolojik destek verilmesi konusunda telkinde bulundum ama Demirspor’u ‘’psikolojik destekle, deli doktorluğunu’’ayırt edemeyenler yönetiyordu…’’Yöneticiler ve teknik kadro olarak,futbolcuları yalnız bırakmıyoruz’’demeci, sorumun cevabıydı…30. ve 34. hafta arasına sıkışan 5 maçta, sadece 1 puan alınması, 4 puan ileriden 10 puan geriye düşülmesi, 15 gol kalesinde görmesi takımın ruh halini anlatmaya yetiyordu…30. haftaya şampiyonluk naraları ile giren taraftar, 34. Haftada play-off oynamaya razı oluyordu…
Bu ruh haliyle, üzerine ölü toprağı serpilmiş Adana Demirspor’un, play-off mücadelesi öncesi , çok radikal bir kararla hoca değişikliği yaparak, takımın üzerindeki psikolojik baskıyı kaldırabilirdi. Bu karar Ünal hocanın kötülüğünden, gelen hocanın iyiliğinden ziyade, takımın üzerinden psikolojik baskının, dolayısıyla stresin kalkması anlamını taşıyordu. Zira, bu tür 3 maçlık kan değişiklikleri, bundan önce de denenmiş ve başarı sağlanmıştı. Adana Demirspor’da niçin olmasın dı? Üstelik Adana Demirspor’da dışarıdan bir hoca getirmeye de gerek yoktu. 3 maçlığına Ünal Karaman’ın sportif direktörlüğe yükselmesi, Samet Aybaba’nın teknik direktörlüğe geçmesi, aranan kan değişikliği olabilirdi. Ancak yönetim bu öneri karşısında’’birlik, beraberlik içerisinde, hocalarıyla devam edecekleri’’ mesajını verdiler.
Play-off maçlarında Antalyaspor ile eşleşen Adana Demirspor, deplasmanda 3-0 lık yenilginin acısını, 5 Ocak’ta kapatabilmek için, belki de sezonun en etkili maçlarından birini oynadı. Ancak 2-0 lık galibiyet, final oynamaya yetmedi…
Bu serüveni ‘’Ünal hoca getirdi…Ünal hoca götürdü…’’ dersem, yanlış olmaz. 30.haftaya kadar başarılara imza atan da Ünal hoca…Geri kalan haftalarda yanlış oyuncu tercihleriyle, başarısızlıklara imza atan da Ünal hoca…Her türlü sorumluluğun günahıyla- sevabıyla Samet hocada olduğunu unutmadan…
2014-15 sezonunun şampiyonu, Adana Demirspor taraftarıdır…
0111111
ADNAN ERCAN

Adnan ERCANadnan@spor01.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

6 ADET YORUM YAPILDI
Şuanda Pinto adlı kişinin yorumuna cevap yazıyorsunuz.Cevabı iptal etmek için tıklayın.
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
adananın kralı adanaspor03 Haziran 2015 / 12:01Cevapla

Bu yazıdan anlaşılacağı üzere aslında takımda yönetim diye bir şey yok takımı Belediye yönetiyor bütün kararları belediye alıyor siyasi ilişkiler içerisinde yapıyorlar yani kulup siyasetin aleti olmuş hani övünerek söyledikleri halkın tk rafa kalkmış tam anlamıyla belediyenin tk olmuş bu durumda Adanaspor şirket tk diye burun kıvıranların ne açıklama getireceğide doğrusu merak konusu bir diğer soruda şirket olup kendi kararlarını kendin almakmı yoksa bir devlet kurumuna göbekten bağlanıp konu mankeni gibi bir yönetim olmak mı?hangisi daha doğru

Pinto03 Haziran 2015 / 14:00Cevapla

Bu kadar yazmana gerek yok Ercan bey al sana özet takımı çolukçocuk la doldur deneyimsiz hocayı getir.bakın Kayseri Osmanlı ve Antalya bu kadar kötü olduğu için ds iyi gözüktü.bu fırsatı milyon dolar harcasan bir daha yakalayamaması.aynı sözlerim Adanaspor içinde geçerli üsttekilerin hepsini yendi.

Pinto03 Haziran 2015 / 14:01Cevapla

Yani Ercan bey Adanaspor bayramın pintiliğinden bu yıl gene şampiyon olamadı.demirsporsa acemi hoca kurbanı oldu.bakın bu sezon bir daha gelmez.şampiyonluğa oynayan takımlar bu yıl berbattı.

Pinto03 Haziran 2015 / 14:03Cevapla

Ünal hocanın futbolculuğunu geçelim ama 15 yıldır hoca bu adam bir başarısı var mı.hangi akıl 30 trilyon harcıyor ve bu deneyimsiz hocayı takımın başına koyuyor.levent eriş şe ayrı bir facia o adama 3-4 pisikolog lazım.

argun avcı03 Haziran 2015 / 15:10Cevapla

adnan abi halkın parası ile şampiyon olunmaaz

Şimşekcemilgeridöndü07 Temmuz 2015 / 15:17Cevapla

Bu taraftar bu yöneticilerin bir tanesini bile hak etmiyor. Yeni yönetimin geliş sebebi de bellidir. Demirspor taraftarının oylarıdır. Bu takımın basına demirspor da yetişmiş futbolcular veya gerçek demirspor taraftarı olan İş adamların dan oluşan bir yönetim lazımdır. Bugün Süper ligte yoksak Yönetime donüp bakın bu zamana kadar gelenler kendi şahsi başarıları peşindemi koştu yoksa takımın sportıf basarısı için mi. Bu gelen yönetim de kendi başarısı için koşturacak demirspor da değişen hiç bir şey yok. Seneye süper ligi unutun hatta 1.ligte kalırsanız öpün başınıza koyun. Şimşek cemilden bu kadar.

PUAN DURUMU
Süper Lig
# TAKIMLAR O AV P
PTT 1.Lig
# TAKIMLAR O AV P
LİG FİKSTÜRÜ
Süper Lig
PTT 1.Lig
Porno GratuitPorno FrançaisAdulte XXXBrazzers PornCollege GirlsFilm érotiqueHard PornInceste Famille PornoJaponais AsiatiqueJeunes Filles PornoLatin Brown FemmesPorn MobilePorn RussePorn StarsPorno Arabe TurcPorno cachéPorno de qualité HDPorno GratuitPorno Mature de MilfPorno NoirRegarder PornRelations LesbiennesSecrétaire de Bureau PornSexe en GroupeSexe GaySexe OralVidéo AmateurVidéo Anal
malatya escort bayanbursa escort bayanantalya escort bayankonya escort bayanmersin escort